Polisin Gaz ‘abı
Gösterici kılığına giren polisler müdahaleden nasibini aldı
Hakkari’de akşam saatlerinde yola barikat kurup ateş yakarak izinsiz gösteri yapan kişileri gözaltına almak isteyen polis, gösterici kılığına girdi. Slogan atan bazı sivil polisleri gösterici zanneden meslektaşları gaz bombası attı. Yanlarına gaz bombası düşen gösterici kılığındaki polisler, arkadaşlarına telsizle anons ederek kendilerine müdahale edilmemesini istedi.
Hakkari’de akşam saatlerinde Biçer, Dağgöl ve Medrese Mahallesi’nde bir grup gösterici tarafından yola barikat kurularak ateş yakıldı. Ellerinde kazma ve molotof kokteyli bulunan ve terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan lehine slogan atan göstericilere polis ekipleri gaz bombası ile müdahale etti. Göstericileri yakalamak için taktik değiştiren sivil polisler, yüzlerini poşu ile kapatarak ellerine aldıkları taşlarla gruptakilerin yanlarına gelmesini bekledi. Slogan atan bazı sivil polisleri gösterici zanneden meslektaşları, gaz bombası attı. Yanlarına gaz bombası düşen gösterici kılığındaki polisler, arkadaşlarına telsizle anons ederek kendilerine müdahale edilmemesini istedi. Bu arada yüzleri kapalı bazı genç kızların göstericilere destek vermesi de dikkat çekti. Olaylarda bazı göstericiler, kazma ile MOBESE kamerası direğini tahrip etmeye çalıştı
Galip Galatasaray
GalataSaray Bir Üst Tura Lider Çıkıyor
UEFA Avrupa Ligi F Grubu’nda Galatasaray, evinde konuk ettiği Panathinaikos’u 1-0 mağlup etti. Dinamo Bukreş maçında bir üst turu garantileyen sarı-kırmızılılar bu galibiyetle F Grubu’nu lider olarak tamamladı. F Grubu’nda oynanan diğer maçta ise Dinamo Bükreş, Sturm Graz’ı 2-1 skorla geçti.
Ali Sami Yen Stadı’nda oynanan karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Galatasaray oldu. Müthiş bir taraftar desteğini arkasına alan cimbom rakibinin üstüne üstüne gitti. 19. dakikada Mustafa Sarp topu ağlara gönderdi ancak ofsayt gerekçesiyle gol iptal edildi. Bu dakikadan sonra karşılıklı atakların geçtiği ilk yarıda gol sesi çıkmadı ve soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi.
İkinci yarıyada oyun kontrolünü elinden bırakmadan başlayan Galatasaray, 49. dakikada aradığı golü buldu. Sahneye çıkan isim yine Mustafa Sarp’tı. ilk yarıda golü sayılmayan Mustafa, sarı-kırmızılıları 1-0 öne geçiren golü kaydetti. Bu golden sonra karşılıklı atakların geçtiği maçta başka gol olmadı ve maç Galatasaray’ın 1-0′lık üstünlüğü ile sona erdi
Aşk varsa cinsellik daha güzel
Cinselliğin kuralı olur mu? Eğer yaşamak istediğiniz mutlu ve doyumlu bir cinsel ilişkiyse evet cinselliğin kuralı olur. “Aşk içinde yaşanan cinsellik sadece mutluluğun temel kaynaklarından biri değil aynı zamanda ruhsal açıdan insanı iyileştiren de bir şeydir” diyen İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin mutlu cinselliğin kurallarını anlattı.
Cinsel yakınlık insan ilişkilerinde neden önemlidir?
Çünkü cinsel yakınlık insan ilişkilerine ait üç temel ihtiyaç ve arzunun doyumuna doğrudan olanak verir:
• Bir bebek gibi sevilme bakılma korunma arzuları
• Hayran olunma beğenilme onaylanma arzuları
• Âşık olunma arzulanma arzuları
Karşılıklı aşk ve bu üç temel arzuyu barındıran cinsel yakınlık mutluluğun da mutlu cinselliğin de olmazsa olmaz koşullarıdır. Bu üç temelden sadece bir ya da ikisi üzerine oturan ya da bir alanda doyumu eksik kalan birliktelikler yeterli ölçüde doyum ve mutluluk vermezler. Özellikle tek boyutlu ilişkiler uzun yıllar sürse de yaşamdan alınan keyfi ve mutluluğu önemli ölçüde sınırlarlar. Sözgelimi sadece sevilme bakılma ihtiyaçlarını karşılayan çok sayıda birliktelik vardır. Bu çiftler birbirlerine düşkün ve bağımlı olurlar ancak aralarındaki ilişki anne-oğul ve baba-kız ilişkisinin yeniden kurulmasının bir biçimidir. Aşk ve cinsellik yeterli ve doyumlu olarak yaşanmaz.
O zaman mutlu ve doyumlu bir ilişkinin unsurları nelerdir?
Mutlu ve doyumlu bir cinsel yaşamın iki temel unsuru olduğu söylenebilir. İlki kişinin kendini tanıması ve sevmesi ikincisi de eş ya da sevgilisini tanıması ve sevmesidir. Cinsellik ilk önce kendini tanımakla başlar ve ancak kendisini seven sayan ve güvenen bir insan karşısındakine de bu olumlu duygularla yönelebilir. Bir insanın kişilik özellikleri sevgili ya da eş seçimi ilişki biçimi birbirleriyle yakından ilintilidir. Tüm bunlar da cinsel yaşamın nasıl olacağı üzerine etki ederler. Doyumlu bir cinsel yaşamın temelini oluşturacak mutlu ve doyumlu bir sevgi ilişkisinin temel özellikleri şöyle sıralanabilir:
• Çift birbirinde erken dönemdeki ilk ilişkilerini bulabilmiştir. Erken çocuklukta gelişen ama zamanla gelişerek olgunlaşan sevilme şefkat görme önemsenme ilgilenilme ihtiyaçlarını birbirlerine verebilmektedirler.
• Temel iki dürtü olan sevgi ve saldırganlık arasındaki ilişkide saldırganlığın sevginin emrinde olması biçiminde şekillenmiştir.
Arzular karşılandıkça mutluluk olur
• Ortak ego idealleri vardır. Yani ikisinin de olmak istediği insan birbiriyle uyumludur. Biri insan ilişkilerinde sevgi saygı ve özeni önemserken diğeri mülk itibar peşinde değildir.
• Her insanın sevilme ve beğenilmekle ilgili tam olarak doyurulmamış beklentileri arzuları vardır. Bir ilişki bu arzu ve beklentileri karşılayabildiği ölçüde mutluluk vericidir.
• Temel gereksinimlerinden biri beğenilmektir. Olduğu gibi sevilme ve hayranlık duyulma gereksinimi ancak bir aşk ilişkisinde karşılanabilir. Kişi beğenildiği ve hayranlık duyulduğu oranda kendisini beğenir ve sever.
• Olgun bireylerde partner arayışı kaybedilmiş ödipal objeyle tekrar birleşme arayışını içerir. Yani her çocuk 3-5 yaşları arasında karşı cinsten ebeveynine ya da yakın çevredeki bir büyüğe âşık olur ve onun tarafından sevilmek ister. Zamanla bu arzusunun gerçekçi olmadığını ve kabul edilemeyeceğini idrak ederek bu aşktan vazgeçer ama o zamanlar hissettiği ve doyurulmamış aşkını benzer birini bularak gerçekleştirmeye ve eski aşkına kavuşmaya çalışır. Bir insan ilk aşkını anımsatan birini bulduğunda bu eski aşk yeniden doğar. Âşık olduğu kişiyi yıllardır tanıyormuş duygusunun kaynağı eski günlerdeki arzulardan kaynaklanmasıdır. Ancak bu hiçbir zaman tam olarak eski ilişkinin ve nesnenin tekrarı değildir. Kişi büyümüş olgunlaşmış ve bu arada ilk nesneyi de daha sağlıklı ve olgun bir biçimde idealize etmiştir.
Baskıcı eş ‘birleşmeye’ engel
28 yaşında üniversite mezunu özel bir şirkette çalışan genç adam sertleşme sorunuyla doktora başvurdu. Beş yıllık evliydi ve hiç cinsel ilişki kuramamıştı. Aynı yaşta olan eşi üniversite mezunuydu ve bir şirkette çalışıyordu. Çift daha önce aynı şikâyetle ürolojiye başvurmuş verilen ilaçlar sertleşme oluşturmamış en son ‘mutluluk çubuğu’ uygulanmaya karar verilmişti.
Sertleşme sorununa psikolojik etkenlerin de katkıda bulunabileceği protez gibi geri dönüşü olmayan bir uygulamadan önce cinsel terapinin denenmesinin daha uygun olacağı düşünüldü.
Eş tutumunu değiştiriyor
Çift birbirini seviyordu ve ilgiliydi.
Önemli bir geçimsizlikleri yoktu ancak kadın baskın ve müdahaleciydi. Sevişirken hep eşinin ereksiyonunu takip ediyor sertleşme olunca hemen birleşmek için eşine baskı yapıyordu. Çifte uymaları gereken kurallar anlatıldıktan sonra cinsel birleşme yasağı konarak cinsel terapiye başlandı.
Tedavide amaç erkeğin performans anksiyetesini ortadan kaldırmak cinsel birleşmeyle ilgili endişelerini gidermek sık yaşadığı konsantrasyon kaybını ortadan kaldırarak cinsel birleşme için yeterli sürede sertlik sağlamaktı. Bu arada eşinin hastada performans endişesini artıracak tutum ve davranışlarını da değiştirmek gerekiyordu.
Çift sekiz haftalık terapiye başladı. Psikiyatristleri bu süre boyunca ödevler verdi ve uygulamalarını istedi. Genç adam üçüncü haftadan itibaren rahatlıkla uyarılabiliyordu. Yedinci haftada ikisi de çok mutluydu çünkü ilk kez cinsel birleşme olmuştu. Son iki haftada 10′a yakın cinsel birleşme gerçekleştiren çift hiçbir sorunla karşılaşmadı ve tedavi sonlandırıldı
Bayanlara sağlıklı cinsel yaşam için özel öneriler
Bayanlara sağlıklı cinsel yaşam için özel öneriler
Uzmanlar daha mutlu cinsellik için neler tavsiye ediyorlar?
-Asla çok gerekmedikçe tampon kullanmayınız,ve gerekiyorsada 2-3 satten fazla vajinada tutmayınız.
- Denize ve havuza girerken tampon koyabilirsiniz vede koymanızı öneririz, ama 2-3 saati aşmamaya dikkat ediniz.
-Kokulu petler kullanmak, genital bölgeye deodorant, parfüm sürmek bölgenin normal dengesini bozar
-Günlük iç çamaşırınızı ağ kısmı pamuklu olanlardan seçmeniz en sağlıklı tercihtir.
-Yeni partnerle cinsel ilişkiye girildiğinde,mutlaka prezarvatif kullanmak gerekir. Çünkü cinsel ilişkide kadının hastalık kapma riski erkeğe göre çok çok fazladır.
-Genital bölgenin gereğinden fazla yıkanması temizlik değildir, o bölgedeki dengenin bozulmasını ve daha rahat mikrop kapmayı sağlar.
-Ağda, jilet gibi yöntemlerle temizlik sağlandığı düşünülebilir. Ancak alınarak açılan kıl kökleri genital bölgenin kolayca mikrop kapmaya elverişli hale gelmesine neden olur. Ayrıca uzun yıllar yapılan ağdalar nedeniyle kıl dönmeleri ve dış dudaklarda şekil bozuklukları oluşmaktadır. Bu nedenle gereken yerlerde makas veya makinayla tüylerin kısaltılması genital bölge için en sağlıklı temizlik yöntemidir.
-Bayanların en büyük sorunlarından biri de tuvaletten mikrop kapma korkusudur. Bilinenin aksine kalçaların nereye değdiği önemli değildir. Önemli olan idrar yapılırken alttan sıçrayan suyun genital bölgeye gelmesidir. Bunun için de hangi tür tuvalette ve nerede olursanız olun alttan sıçramayı önlemek için suyun üzerine tuvalet kağıdı koyarak mikrop kapmaktan korunabilirsiniz.
-Erkeklerin hissiz, sadece seks düşünen kişiler olduklarını düşünerek bunalıma girmeyin ve onları oldukları gibi kabul edin. Hormonal ve fiziki durumundan dolayı partnerinizi suçlamayın. Aranızda olan sorunları partnerinizle seks yapmayarak, onu cezalandırarak çözemezsiniz. Onu cinsel yönden rahatlatmadan bırakmayın, yoksa bir rahatlatan mutlaka çıkar!!! Aksine bir davranışta onu kendinizden uzaklaştırır ve sorunları iyice çözümsüz hale getirirerek mutsuz olur ve mutsuz edersiniz.
-Kadın olmak özelliktir, siz özelsiniz, bununla gurur duyun, kendinizden, bedeninizden ve cinsel isteklerinizden utanmayın, ve unutmayınız ki etrafınızdaki herkes cinsellik sonucunda dünyaya gelmiştir. Kadın olmakla gurur duyun, siz kendinizi nasıl hissederseniz başkalarıda sizi öyle görecektir.
-Düzenli olarak jinekolojik muayenenizi yaptırın. İdeali şikayetiniz olmasa dahi 6 ayda bir muayene olmaktır. Ayrıca erken teşhis ve tedavi için çok önemli olan pap smear (rahim ağzı kanseri için kontrol testi) testinizi ve göğüs kanseri için gerekli olan muayenenizi yaptırmayı ihmal etmeyin.
-Doktorunuzun öğrettiği şekilde iki adet dönemi arasında kendiniz de göğüs muayenenizi yapınız. Unutmayın erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.
-Başkalarının, etrafınızdaki insanların değil doktorunuzun dediklerine ve önerdiklerine uyun. Çünkü her insanın bünyesi farklıdır ve bir insanda sonuç alınabilen bir tedavi yada yöntem bir başka insanda zarar verebilir.
-En ufak sıkıntınızda doktora danışmaktan çekinmeyin,hastalıktan değil geç kalmaktan korkun.
-Eğer doktorunuz uygun görüp vermişse ilaç kullanmaktan korkmayın ve önerilen şekilde düzgün kullanın, kendinize göre değiştirmeyin, fayda almaktan çok zarar görürsünüz.
-Bayan olarak yaşadığınız veya çevreniz tarafından size yaşatılan sıkıntı ve sorunları ve hissettiklerinizi unutmayınız ve yaşadığınız sorunları kızlarınızın da yaşamaması için onları anlayıp destek olunuz, bilgilendiriniz, yaşanıp geçen çabuk unutulur çünkü.
Kaynak: Mutlu İnsan
Sivilcelerden nasıl kurtulurum?
Sivilcelerden nasıl kurtulurum?
Yılbaşına haftalar kala cildinize uygulayacağınız küçük bakımlarla hazırlanmaya başlayın. Sivilcelerden muzdaripseniz, vereceğimiz birkaç küçük sır sayesinde savaşı siz kazanacaksınız.
Sivilce üzerine uygulanacak ilaçlar
Şiddetli akne için üretilmiş (A vitamini türevleri olan) birçok ilaç vardır ve bu ilaçlar sadece reçeteyle satılmaktadır. Eğer sizin de şiddetli akneleriniz varsa mutlaka bir cilt doktoruna görünmelisiniz. Bununla birlikte normal seyirde çıkan sivilceler için %2 salisilik asit içeren kurutucu losyonları denemelisiniz. Daha doğal ilaçlar için içlerinde çay ağacı ya da maydanoz olan ürünleri tercih edebilirsiniz.
Henüz çıkmadan yok edin
Yüzünüzde çıkmak üzere olan bir sivilce fark ederseniz, hemen ince bir kumaş ya da kağıt havlunun içine sardığınız buz küplerini o bölgeye bastırın. Aralıklarla 15 dakika uygulayın. Veya biraz kil maskesi alarak, tam o bölgenin üzerine sürün ve 30 dakika ya da gece boyunca bekletin.
Siyah nokta avcıları
Siyah noktalarınızı sakın sıkmaya kalkmayın, yoksa iz kalabilir. Bu işi dermatolog veya güzellik uzmanlarına yaptırabilir ya da siyah noktalar için üretilmiş ürünleri deneyebilirsiniz! Çünkü siyah noktalar, eğer çok derinde değillerse, bu ürünlerle rahatlıkla temizlenebilirler.
Büyümüş gözenekler
Soğuk yoğurdu yüzünüze uygulayarak 10 dakika bekletin ve sonra da ılık suyla durulayın. Yüzünüzü canlandıracak, fazla yağı ve bakteriyi alacak ve gözeneklerinizin daha sıkı görünmesini sağlayacaktır.
Kara lekeler
Sivilceler geçtikten sonra arkalarında bıraktıkları kara lekeler o kadar da kolay kaybolmayabilir. Bu sorun için bazı markaların çıkarttığı akne sonrası ürünleri deneyebilirsiniz.
Bedenimizdeki çözülemeyen olaylar
İşte vücudumuzun basit ama çözmlenememiş 6 sırrı
Akıl almaz keşifler ve buluşlar yapan insanoğlunun hâlâ çözemediği bir gizem var: Bedenimiz. Her gün gözlemlediğimiz şeylerin nedenini günümüzün bilimi dahi bilmiyor. İşte vücudumuzun basit ama çözmlenememiş 6 sırrı.
Esnemek
Araştırmacılar esnemeye dair şu iki soruya cevap getirememişlerdir. Birincisi esnemenin bir yararı var mı? Çünkü esnemesek de yaşayabiliriz. İkincisi esneyen birini gördüğümüzde neden biz de esneriz? Bilimin yetersiz cevabı: Esneriz çünkü böylece beyin sıcaklığımız normale düşer. Yapılan deneylerde başlarına buz torbası konulmuş insanların daha esnediği gözlemlenmiştir. İkinci sorunun cevabı ise kısaca alışkanlık denebilir. Esnemenin bulaşıcı olması ilkel bir içgüdüdür, eskiden bunun sayesinde herkes aynı anda uyuyabilirdi.
Ergenlik
Yeryüzünde bu dönemi böylesine tuhaf bir şekilde yaşayan tek canlı insandır. Ve biz ergenlik döneminde yaşanılan gerginliğin neden kaynaklandığını bilmiyoruz. Bilimin yetersiz cevabı:Neslin devamı için her bireyin böyle acılı bir süreçten geçmesi gerekli.
Plasebo Etkisi
Karnımız ağrıdığında ya da başka bir sağlık sorunumuz için hap alırız. Ve sırf iyi geldiğini düşündüğümüzden dolayı bu haplar işe yarar. Kendimizi kandırarak iyileştirebiliyoruz. Peki nasıl? Bilimin yetersiz cevabı: Birçok vakada plasebo etkisi yöntemiyle iyileşen hastalar olmuştur. Uğruna milyonlar harcanılan tedaviler gereksiz bile olabilir.
Rüya Görmek
Biz ne kadar onları yorumlayıp anlamlandırmaya çalışsak da, rüyaların sebebi hâlâ meçhul. Bilimin yetersiz cevabı: Beyin rüyalar yardımıyla gerekli bilgileri düzenleyip gereksiz olanlardan kurtulur.
Kızarmak
Genel düşünceye göre yalan söylediğimizde ya da savunmasız kaldığımızda yanaklarımız kızarır. Peki bu ne kadar doğru? Bilmin yetersiz cevabı: Güçsüz olan insanların güçlü olanları memnun etmek ya da onlara itaat ettiklerini göstermek için kızardığı iddia ediliyor.
Kıl
Bir maymun gördüğümüzde gözümüze ilk ne kadar kıllı olduğu takılır. Ama maymunların genital bölgelerinde hiç kıl yoktur. Bizdeyse durum oldukça farklı.Acaba genital bölgelerimizde neden kıl var? Bilimin yetersiz cevabı: Genital bölgedeki tüylenme korunma ve vücut sıcaklığı için önemlidir. Dahası bir cins tüylenme yoluyla diğer cins için daha çekici hala gelir.
Mastürbasyon bekarete zarar verir mi?
Merak edilen bir soru daha…
İnsanların yüzde doksanbeşi (%95′i) mastürbasyon yapar, peki kalan yüzde beşi (% 5′i) ne yapar?
Kalan % 5′i yalan söyler! Biraz yumuşatırsak bunu; yaptıkları şeyi mastürbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar, yada mastürbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla ilgili haz verici her şey mastürbasyon sayılabilir, mesela bir kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması bile,ve mastürbasyonda illa orgazma ulaşmak gerekmez.
Mastürbasyon kelimesi latince ”masturbare=(elle bozmak )” fiilinden türemiştir.
Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.
Mastürbasyon zararlımıdır ? Eğer kişinin sosyal yaşantısını, normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.
Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.
Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.
Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar.
Ayıp değil bir gerekliliktir.
Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır;
-yok sivilce yapar,
-gözleriniz kör olur,
-boy uzamasını durdurur,
-ileride çocuğunuz olmaz,
-kızlarda adet düzenini bozar,
-erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır,
-penis boyunun uzamasını durdurur gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.
Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.
Özellikle bazı gençler mastürbasyon sonrası suçluluk duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak anlamsız ve gereksiz bir duygudur, ayıp,yasak,kötü,size veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği yoktur, bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk duymayınız.
Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.
Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;
Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:
Sperm (meni – er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.
Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.
Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.
Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .
Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.
Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.
Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.
Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.
Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir. Bu konu ilerdeki yazılarımızda ele alınacaktır.
Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;
ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan – makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.
Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır. Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.
Colin Kazım Kaza Yaptı
Kazım kaza geçirdi Fenerbahçeli Kazım Kazım, aracıyla takla attı
Beykoz’daki evinden Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’ne gitmek üzere yola çıkan ve kaygan yolda kaza yapan Fenerbahçeli futbolcu Colin Kazım’ın sağ el bileğinde kırık tespit edildiği açıklandı.
Özel Acıbadem Hastanesi El Cerrahisi Uzmanı Ortopedist Ufuk Nalbantçoğlu, Colin Kazım’ın durumuna ilişkin basın mensuplarına açıklama yaptı. Nalbantoğlu, “Sabah bir trafik kazası geçirdi. Hastanemize getirilen Colin Kazım’ın genel sağlık durumu iyi. Sadece sağ el bileğinde ince oynamış bir kırık mevcut. Onunla ilgili de gereken müdahaleyi yapıyoruz. Biraz sonra ameliyata alacağız. Kazım’ın çok ciddi bir şeyi yok. Ufak tefek yumuşak doku yaralanması var. Bir gün burada kalacak. 2-3 hafta sonra teknik heyetin kararı doğrultusunda futbol da oynayabilir.” diye konuştu.
Ortopedist Ufuk Nalbantoğlu, Fatih Terim’in parmağını da başarılı bir ameliyatla dikmişti
Erdoğan Sert Konuştu
Başbakan Erdoğan muhalafete yüklendi
iktidardayken beceriksizliğinden kriz çıktı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Ey MHP, sen iktidardayken dünyadaki krizden mi kaynaklandı Türkiye’deki kriz? Senden kaynaklandı senden. Başarısızlığından, beceriksizliğinden kaynaklandı. O zaman dünyada kriz mıriz yoktu ama ülkemizde ne yazık ki böyle bir kriz çıkardınız ve bu milletin anasını ağlattınız” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Kızılcahamam’da Asya Termal Tatil Köyü’nde düzenlenen 14. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşmada, sürekli il ziyaretleri gerçekleştirdiğini, bugüne kadar bir ile en az üç kez gittiğini söyledi.
”Demokratik Açılım” sürecinde de illeri ”taramaya başlayacaklarını” kaydeden Erdoğan, ”Niye bizim işimiz bu? Siyaset böyle yapılır. Ankara’dan siyaset yapılmaz” diye konuştu.
Bu konuyla ilgili iletişim kanallarını da kullanacaklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
”Ama asıl halkınla karşı karşıya geleceksin, iç içe olacaksın. Oturacaksın, dertleşeceksin, nefesini teneffüs edeceksin. Kapısını çalacaksın, icabında gireceksin çayını içeceksin. Acaba evin içinde nasıl yaşıyor? Dışarısı başka içerisi başka. Bunlar böyle haberli olmaz, habersiz yapacaksın. Biz yaptık, yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. 72 milyon vatandaşımızın tamamına tek tek ulaşacak ve gerçekleri kendilerine bıkmadan, usanmadan anlatacağız. Kimsenin kafasında Allah’ın izniyle şüphe kalmayacak. Kimsenin kafasında tereddüt kalmayacak, kimsenin kaygısı tereddütü olmayacak.
‘Demokratik Açılım’ın bir süreç olduğunu, 7 yıl önce bizim iktidarımızla başladığını, gelişerek, olgunlaşarak bugünlere ulaştığını, kararlı ve cesur bir şekilde ilerlediğini milletimize anlatacağız. Bu sürecin 72 milyon vatandaşımızın ülkesine, milli değerlerimize aidiyetini daha da artıracağını anlatacağız.”
-”KARTOPU GİBİ…”-
Başta ekonomi olmak üzere Türkiye’nin çok daha kalkınmış müreffeh ülke konumuna yükseleceğini, vatandaşa hep birlikte anlatacaklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, ”Ülkemizin daha da güçleneceğini, demokrasimizin daha da yüceleceğini, huzurun istikrarın, refahın hızla tavan yapacağını milletimizle paylaşacağız” dedi.
Bu süreçten herkesin kazançlı çıkacağını özellikle vurgulayacaklarını dile getiren Erdoğan, iktidara geldiklerinde devletin yüzde 63 oranında borçlanma faizi ödediğini, bugün nereden nereye gelindiğinin rakamlara bakıldığında daha iyi anlaşılacağını söyledi.
Bu faiz oranının düşmesinin ne demek olduğunu millete anlatmanın gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
”Bu, geçmişteki yönetimlerin… Kimin faiziydi bunlar? Bizden önceki yönetimlerin. Şu anda bağırıp duran MHP’nin, DSP’nin geçmişte CHP’nin. Bütün bunların borçları. Biz bunları ödüyoruz ve böyle borçlanmışlar, 3 haneli rakamlara çıkmışlar. Şimdi yüzde 7-8′lere düştü. Buralara geldik. Bu bir yönetim başarısı değil de nedir? Dünyanın en yüksek oranlı faiz ödeyen ülkeleri arasındaydık. Bu yüksek faiz oranı birçok farklı sebebin yanında terörden, istikrarsızlıktan, huzursuzluktan, gelecek kaygısından, umutsuzluktan kaynaklanıyordu. Benim işçi kardeşim, memur kardeşim bunu sen ödüyordun sen ama şu anda bunu anlatıyorlar mı? Yok. İşte enflasyon yüzde 30, nereye düştü şu anda yüzde 5, yüzde 25 düşük faiz. Bu kimin cebinden çıkıyordu, bu senin elindeki paranın satın alma gücünün erimesi demekti. Kartopu gibi güneş karşısında eriyordu.
Şimdi bu düştü ama muhalefet bunu hiç konuşabiliyor mu? Konuşamaz. Geçen dönemde hep cari açığı konuştular. Bakalım şimdi neyi konuşacaklar. Bakalım bu bütçede şimdi ne konuşacaklar. Şimdi cari açık iyice minimize oldu. Şimdi ellerinde tek şey var. ‘Bütçe açığı, işsizlik’ diyecekler. Kendilerine dünyayı örnek vereceğiz o kadar. Bugün bütçe açığı denildiğinde dünyadaki bir numaralı ülke ABD. İşsizlik… AB üyesi ülkeleri ortada. Japonya da nereden nereye geldi.”
-”NE YAPIYORSAK BU ÜLKE İÇİN”
Başbakan Erdoğan, krizin Türkiye’den kaynaklanmadığını dile getirerek, ”Ey MHP, sen iktidardayken dünyadaki krizden mi kaynaklandı Türkiye’deki kriz? Senden kaynaklandı senden. Başarısızlığından, beceriksizliğinden kaynaklandı. O zaman dünyada kriz, mıriz yoktu ama ülkemizde ne yazık ki, böyle bir kriz çıkardınız ve bu milletin anasını ağlattınız” dedi.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
”Terör gündemden çıkınca ülkeye huzur tamamen hakim olunca, kalkınma ülkenin 81 vilayetini kuşatınca, istikrar kalıcı hale gelince, göreceksiniz vatandaşımın ekmeği, emeği, alın teri faiz olup uçmayacak cebinde kalacak. Bunları herkese anlatacağız. Hiçbir şey kaybetmeyeceğimizi, ülkemizin vatanımızın bizi biz yapan hiçbir değerimizin yıpratılmayacağını tam tersine kazanacağımızı, hep birlikte kazanacağımızı anlatacağız. Ne yapıyorsak bu ülke için. Şu ay yıldızlı bayrak için. Bu vatan ve millet için yapıyoruz.
Onlardan aldığımız yetkiyle, onlardan aldığımız güçle, destekle yapıyoruz. Bir kez daha söylüyorum; AK Parti olarak bizim en büyük sermayemiz dürüstlüğümüz, en büyük sermayemiz demokrasiye olan inancımız, bizim en büyük sermayemiz bu milleti yüceltme hedefindeki aşkımız ve sevdamız. Bu hükümetin Başbakanı, Bakanları hizmet noktasında bir şeyi vaat ediyorsa mutlaka ama mutlaka bunun arkasında dururlar.”
20-25 yıl önce temeli atılmış tesisleri tamamladıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, verdikleri tarihlerde bu tesisleri bitirerek vatandaşın hizmetine sunduklarını söyledi.
Yaz kış demeden uzun ince bir yolda, gündüz gece gittiklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ”Hizmetin ne gecesi, ne gündüzü olur” dedi.
Duble yol çalışmalarına değinen Erdoğan, açılan yeni otoyol ve diğer tesislerle ilgili bilgi verdi.
Türkiye’de 79 senede 6 bin kilometre yol yapıldığını, AK Parti Hükümeti’nin 7 yılda 11 bin kilometrenin üzerinde duble yol yaptığını kaydeden Erdoğan, ”Yol medeniyettir. Bir ülkenin yolu yoksa yordamı da yoktur. Bu iş bu şekilde yürüyor ve yürüyecek” diye konuştu.
Milletle aralarında olan bağın sürdüğünü vurgulayan Başbakan Erdoğan, vatandaşın Kurban Bayramı’nı da kutlayarak, Türk milletine, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, kardeşlik getirmesini temenni etti.
Erdoğan, sözlerini, ‘Bayramınız bayram gibi olsun diyoruz. Bu bayramda bir kez daha kardeşlik kazansın, dostluk kazansın, paylaşma dayanışma birlik ve beraberlik kazansın diyorum” diyerek tamamladı.
Başbakan Erdoğan, otelden ayrılırken de çocukları sevdi ve partililerle hatıra fotoğrafı çektirdi
GoogLe Tuvalette
İnternet devi Vietnam’da hangi sektöre girdi

Uzakdoğu ülkelerinde oldukça yaygın olan marka ve ürün taklidi konusunda son noktaya gelindi. Vietnam’da bir firma dünyaca ünlü internet devi Google’un ismini kullanarak tuvalet kağıdı üretip piyasaya sürdü
